Bu rakamın yaklaşık 800 kadarı yasal koruma altına alınmış. Safranbolu kendi içinde iki bölgeye ayrılmış, biri "şehir" denilen bölüm bir diğeri ise "bağlar" diye bilinen ve yazlık olarak kullanılan kesim. Şehir adı verilen bölümde, alışveriş merkezi, yönetim merkezi, Akçasu, Gümüş, Musalla, Kalealtı ve Tabakhane semtleri bulunuyor. Dar sokaklar ve birbirine yakın evlerin muhteşem dizilişlerini kesinlikle görmelisiniz. Bağlar denilen bölge ise daha geniş araziler üzerine kurulmuş. Safranbolu'da yaşayanların hemen hemen hepsinin bir yazlık bir kışlık evi bulunuyor. Yöre halkı kışı şehir'de yazı ise Bağlar'da geçiriyor.
Safranbolu sokaklarının tamamı Arnavut kaldırımı. Safranbolu Evleri maddi duruma, aile yapısına ve iklime göre farklılık gösteriyor. Kalabalık aile yapısının yanında evlerde harem-selamlık bulunuyor. Zemin katta bulunan ahırlarda aileye ait hayvanlar barındırılıyor. Genel olarak Safranbolu Evleri büyük hacimlidir. Ayrıca Safranbolu'da hiçbir ev diğerinin görünüşünü engellemez. Evlerin yapımında taş, kerpiç ahşap ve alaturka kiremit kullanılmış. Safranbolu Evleri'nin içerisinde ahşap ustalığının üstün örneklerini sergileyen merdivenler bulunuyor. Evlerin pencereleri özel bir biçimde tasarlanmış, dar ve uzunca. Evler ocaklarla ısınıyormuş. Ocaktan alınan közler mangala konarak taşınırmış. Son dönemlerde ise soba kullanılmış.
Tarihi Safranbolu evlerinin sayısı yaklaşık 2000 kadardır. Bunlar yaşları 100 ila 500'e kadar uzanan yapılardır. Genelde üç kat olarak düzenlenen bu evlerin genelde 6-8 adet odaları bulunmaktadır.
Küçük bölge, kocaman bir tarih!
Yaklaşık 35 bin kişilik bir nüfusun yaşadığı bir bölgeden bahsediyoruz, küçük olmasına, az kişinin yaşamasına rağmen Safranbolu'ya ait o kadar güzel bir kültür mirası var ki. Safranbolu turunuzda öncelikle Eski Hükümet Konağı şimdiki Kent Tarih Müzesi'ne gitmelisiniz. 1904 yılında Kastamonu Valisi Enis Paşa tarafından yaptırılan bu taş yapı, 1976 yılında büyük bir yangın geçirmiltir. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restore edilmiş, sonrasında "Kent Tarih Müzesi" olarak kapılarını açmıştır.
Saat Kulesi: 1797 yılında III. Selim'in Safranbolu'lu Sadrazamı İzzet Mehmet Paşa tarafından yaptırılan saat kulesi, kale üzerinde bulunuyor. Kare planlı ve zembereksiz saatten oluşan saat kulesi, Cuma, cumartesi ve Pazar günleri ziyarete açık.
Kaymakamlar Evi: Tipik Safranbolu evleri yapısında düzenlenmiş bu yapı, müze olarak ziyaretçilere hizmet veriyor. Safranbolu yaşamını yansıtan bu binayı görmeniz, Safranbolu ve bölge hayatını çok daha iyi anlamanızı sağlayacaktır. 18. yüzyıl başlarında kışla kumandanı tarafından yaptırılan bu binanın bahçesinde eskiden uşak evi olarak kullanılmış küçük ev, günümüzde cafe olarak kullanılıyor.
Kilerciler Evi: 1884 senesinde yapımı tamamlanan bu tarihi ev de günümüzde müze olarak kullanılıyor. Haremlik ve selamlık bölümleri ayrı sokaklara açılan bu binayı çevreleyen duvar da görülmeye değer.
Cinci Hanı: 17. yüzyılda yapımı tamamlanmış bu yapı, Çarşı Bölgesi'nde kesinlikle gezilmesi gereken yerlerden biridir. İpek Yolu üzerinde bulunması nedeniyle tüccarların ve gezginlerin uğrak noktası olan Safranbolu'da konaklamanın merkezi olarak uzun yıllar görev yapmıştır.
İnce kaya Su Kemeri: Merkeze 7,5 km. uzaklıkta bulunan bu kemer, geçmişte su kaynağından ilçeye su getirilmesi için kullanılmıştır. 6 kemerli bu görkemli yapı, 116 m. uzunluğunda ve 110-220 m. genişliğindedir.
Hala Geçmişini Yaşayan Bir Köy: Yörük Köyü
Tam bir müze-kent görünümünde olan Yörük Köyü, Safranbolu'nun el değmemiş tarihi güzelliklerini gözler önüne sermektedir. Burasının korunmuş kalmasının en önemli nedeni, Yörük Köyü sakinlerinin bilinçli ve saygılı -doğaya ve birbirlerine- kişilikleridir. Zaten çoğu büyük şehirde oturmakta olan Yörük Köyü yerlileri, tatillerini geçirmek için Safranbolu'ya gelirler.
Safranbolu merkezine 11 km. uzaklıkta bulunan Yörük Köyü, Safranbolu'nun küçük bir maketi sayılmaktadır. Turistlerin en önemli uğrak yerlerinden biridir. Her yıl Eylül başında yapılan 'Yörük Köy Günü' de gelenek görenekleri yerel halkla beraber görebilmeniz açısından ilgi çekici olabilr.
Karadeniz Bölgesi'nde Karabük iline bağlı bir ilçe merkezi olan Safranbolu, yaz dönemini Temmuz başından Eylül sonuna kadar güneşli ve ılık bir iklim ile geçirir. Aralık ayında başlayan kar yağışları, Karadeniz ve İç Anadolu iklimi arasında bir geçiş kuşağında bulunduğundan fazla uzun sürmez.
Safranbolu Mutfağı'na bayılacaksınız!
Safranbolu, yöresel yemekler açısından çok zengin bir bölgedir. Geçmişinden gelen Türk kültürü temelli yemeklerinden vazgeçmemiş, ziyaretçilerine de misafirperverliğiyle beraber bu yemeklerin sunumunu devam ettirmiştir. Safranbolu Mutfağı'nda ülkemizin geleneksel yemeklerinin hemen hemen hepsiyle karşılaşmanız mümkün. Kışlık olarak hazırlanan Tarhana Çorbası, Ev makarnası, kavrulmuş kıyma ve salçayla yapılan Yayım Çorbası, Çılbır, katı yumurta ve süzme yoğurttan hazırlanan Borana, Koyun ve erkeç etinden hazırlanan Yahni, Kuyu Kebabı, Keşkek ve Safranbolu Baklavası kesinlikle denemeniz gereken yiyeceklerden. Safranbolu'ya gitmişken, sevdiklerinize Safranbolu Lokumu'ndan getirmeyi unutmayın!
Eskinin kokusunu evinize götürün.
Safran bitkisinden adını almasına rağmen, Safranbolu'nun tarihi evleri safran bitkisinin ününü geçmiştir. Bu yüzden de Safranbolu'da alışveriş daha çok tarihle ilgili eşyalardan yapılmaktadır. Bu eşyalardan en önemlisi kapı tokmakları ve eski zaman kapı zilleridir. Özellikle eskicilerde bulabileceğiniz tarihi tokmaklar, eve götürülebilecek çok değerli Safranbolu hatıralarından biri olabilir.
Bu tokmaklar, sahipleri hakkında da bilgi vermeleri açısından çok ilginç sayılırlar. Evlerin kapılarında genellikle tek değil, iki adet tokmak bulunuyor. Bunlardan daha büyük ve tok olanını beyler kullanıyor; gelenin bey olduğunu ve ev içersindeki hanımların toplanmaları gerektiği ikazını veriyor. Küçük tokmak ise gelenin bir kadın olduğunu haber veriyor. Bazı evlerde bulunan üçüncü tokmak ise gelenin çocuk olduğunu içerdekilere bildriyor.
El Emeği, Göz Nuru...
Safranbolu'da geleneklere sıkı sıkıya bağlı kalmış olmanın getirdiklerinden biri de el yapımı eşyalara ve üretimlere verilen önemdir. Bunun sonucunda da Safarnbolu'da pazarlarda alışverişe çıktığınız zaman, en çok rastladıklarınız elişi çeyizlikler, tahta oymalar, incik-boncuk ve işlemelerdir. Bunlar hem zerafetleriyle hem de Türk kültürünün ne kadar zevkli olduğunu ıspatlamasıyla evinizin baş köşesine koyabileceğiniz türden eşyalardır.
Doğanın Yöreyi İsimlendirişi: Safran Çiçeği
İsmini yörede yetişen safran çiçeğinden almıştır. Kendi ağırlığının yüzbin katı kadar sıvıyı sarıya boyama özelliğine sahip olan bu çiçek kimya sanayiinde kullanıldığı gibi, baharat olarak sofralarda da kullanılmaktadır. Maddi değeri çok yüksek olan bu çiçek tohumunun dünyada üretildiği ender yerlerden biri de Safranbolu'dur.
Safranbolu'ya karayolu ile üç ayrı yönden ulaşmak mümkündür. Ankara-İstanbul karayolunun Gerede kesiminden ayrılarak 82 km. sonra Karabük'e, Karabük'ten 8 km sonra da Safranbolu'ya varılır. İlçenin kuzey yönünde bulunan Bartın'a uzaklığı 74 km., doğusunda bulunan Kastamonu'ya uzaklığı 105 km.dir.
|